Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda 1.2.2000 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, kiralanana oğlunun ihtiyacı bulunduğunu, oğlunun internet ve elektronik eşya mağazası olarak kullanacağını belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise ihtiyacın samimi ve gerçek olmadığını,davacının oğlunun Almanya’da bulunduğunu, daha önce kendi ihtiyacı için açılan davanın red edilip kesinleştiğini, asıl amacının kira artırmaya yönelik bulunduğunu, kiralananın yapılacak işe de uygun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; hükme esas alınan 1.2.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan davacı ... tarafından 27.12.2011 tarihinde dava dışı ...’e satılarak devir edildiği dosya içindeki İzmir 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.12.2012 tarihli müzekkeresi ekinde bulunan 6.12.2012 tarihli tapu kaydından anlaşılmaktadır.İhtiyaç nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi ihtiyaç iddiasının karar kesinleşinceye kadar devam etmesi gerekir. Bu nedenle kiralanana ait son tapu kaydının getirtilip,satışa konu yer ile dava konusu yerin aynı yer olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.