İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hakaret suçundan verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29 uncu maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesi uyarınca hakaret suçu yönünden hükmün temyiz edilebilir olduğu ve katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/187 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın fiilinin tahkir edici olduğuna, Mahkemenin hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına dair gerekçesinin yerinde olmadığına, yanlış nitelendirme yapılarak sanık lehine karar verildiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay tarihinde sanığın istediği tetkiklerin yapılamayacağını söyleyen doktor olan katılana hitaben "şivesi bozuk kadın, bana internet bilgisi verme, ben onları zaten internetten okuyorum, çabuk uzman doktoru çağır" demek suretiyle hakarette bulunduğu iddiasıyla kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın sözlerinin, katılanın ..., ... ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, katılanın beyanlarında ve olay tutanağında yukarıda yazılı sözler haricinde sanığın katılana hakaret ettiğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve net delil elde edilemediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

2. Sanık savunması, katılan ve tanıklar Z.S., H.Ç., A.H.'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

3. Olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

1.Sanık savunması, oluş, tüm dosya kapsamı karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (6). Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.