HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İmamoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/101 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 5000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine ve cezalandırılması için şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığına, mağdur ifadesinin gerekçeli kararda belirtilmediğine, sanık ...'nın anlatımlarının çelişkili olduğuna ve sanık ...'e iftira attığına,
2. Sanık ...'nin temyiz sebepleri, para karşılığında kadınla cinsel ilişkiye girdiğine ancak fuhuş suçunu işlemediğine, mahkemede yanıltıcı beyanda bulunmadığına ve haksız yere ceza aldığına, 3. Sanık ...'nın temyiz nedeni, verilen cezanın ağır olduğuna,
İlişkindir.
Şikâyetçi ile sanıklar ... ve ...'nin, sanık ... aracılığıyla tanıştıkları, sanıklardan ... ile şikâyetçinin birlikte kaldıkları, bu süre zarfında tüm sanıkların, şikâyetçiyi fuhuşa teşvik edip, aracılık ve yer temin etme suretiyle atılı suçu işledikleri, sanıkların savunmaları, şikâyetçi beyanı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların aşamalardaki savunmaları, şikâyetçinin beyanı ve tüm dosya kapsamıyla, sanıklara atılı suçun unsurları itibarıyla olduğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, sanık ... müdafii ve sanık ...'nin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'nın, hüküm tarihinden sonra 16.08.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ...'nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.