SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanık ... ve katılan sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2015/364 Esas, 2016/702 Karar sayılı kararıyla; 1. Katılan sanık ... hakkında,

a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7080 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 20 taksitte tahsiline,

b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 10 taksitte tahsiline,

2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine,

Karar verilmiştir.

Katılan sanık vekilinin temyiz sebepleri, usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, delillerin takdirinde hata yapıldığına, sanık ...'in uyarı yapmadan katılana müdahalede bulunduğuna, katılan sanığın atılı suçları işlemediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Kaza ihbarı üzerine jandarma personeli olan katılan sanık ...'in olay yerine gittiği, kaza yapan şahısların bulunduğu ambulansa girmek isteyen katılan sanık ...'ı zor kullanma yetkisini kullanarak ambulanstan indirmesi üzerine katılan sanık ...'ın, katılan sanık ...'in üzerine yürüyüp yakasından tuttuğu ve sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğu, katılan sanıkların savunmaları, tanıklar E.A., O.G., M.Alkan, ..., ...A., Y.Ö. ve S.B.'nin anlatımları, adli muayene rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.06.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Katılan sanık ... Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan sanık savunması, katılan beyanları, tanıklar E.A., O.G., ..., ..., ...A., Y.Ö. ve S.B.'nin anlatımları, olay yeri tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçların unsurları itibarıyla oluştuğuna ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, katılan sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Katılan Sanık ... Hakkında Hakeret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, katılan sanık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.