Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasında görülen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27 nci maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... vekili dava dilekçesinde, sınırlarını ve komşularını belirttiği sonradan 137 ada 2 parsel ve 156 ada 24 parsel nosu alan tapusuz taşınmazların ... 'a ait iken 11.06.2003 tarihli satış senedi ile davacı tarafından satın alındığını, talep konusu yerlerin evvelde tek çocuk olan ... 'a babası ...'den miras yoluyla intikal ettiğini 60 yıldır zilyet olduğunu, tarım arazisi olan taşınmazların davacı adına tescil edilmesi amacıyla ... ile ... Köy Tüzel Kişiliği davalı ederek dava açmıştır.

Asli müdahil ... vekili, sonradan 137 ada 2 parsel nosu olan taşınmazın doğusunda ismi geçen "... " adlı kişinin müvekkili olduğunu, ilk soyadının ... olduğunu ve müvekkile ait olması gereken 300-400 m2 lik alanın yanlış yazıldığını, doğu sınırın yanlış çizildiğini iddia ederek 300-400 m2 kısmın ifraz edilerek müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.

Yargılama devam ederken davacı ..., dava konusu taşınmazı ...'e satmış, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125 nci maddesi uyarınca dava konusu davacı tarafından devredilmekle, devralan ... davacı yerine geçmiş, davaya kaldığı yerden devam edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince dava konusu 137 ada 2 nolu parsel sayılı taşınmaz yönünden dosyanın tefrik edildiği ve 2014/79 Esas 2014/134 Karar numarası verilerek hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 23.12.2014 tarihinde kesinleştiği belirtilmiş, dava konusu 156 ada 24 parsel numaralı taşınmaz yönünden ise davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Karar davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının araştırılarak, yapılmışsa 1985 - 1990 hava fotoğraflarında aplikasyon ile kullanım durumuna dair değerlendirme ile imar ihya ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 137 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden Safranbolu Asliye Hukuk Mahkemesince davacı ve asli müdahil davasının HUMK 409/5 açılmamış sayılması karar verildiği, fakat kesinleşme yapılmadan kadastro sırasında davalı olması sebebiyle Kadastro Mahkemesine devri yapıldığı, Kadastro Mahkemesince usulüne ilişkin bir dava olmadığından bu parsele yönelik kadastro tutanağının ayrılarak davanın tefrik edildiği, 2014/79 Esas ve 2014/134 Karar sayılı ilam ile de karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştirilerek kadastro tutanağının tapu müdürlüğüne gönderildiği gerekçeleriyle sonuç olarak 137 ada 2 parsel numaralı taşınmaza yönelik dava bulunmadığından, davacı ... ve asli müdahil ...’nin bu taşınmaza ilişkin talebi yönünden hüküm kurulmamıştır. Davacı ...’in (sonradan satılmakla davacı ...’ın) talep ettiği, 2009 yılında 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucu 156 ada 24 parsel numarasını alan taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile 404,00 m2 yüz ölçümü ile gösterilen kısmı ve (B) harfi ile 507,00 m2 olarak gösterilen kısmının 2001 yılında kesinleşen 72 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro tahdidi içinde kaldığı ve kadastro tespiti dışında bırakıldığı, yapılan araştırma sonucu bu kısımların orman olduğu anlaşıldığından zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçeleriyle (A) ve (B) harfli kısımlar yönünden açılan davanın reddine, 101 ada 1 numaralı orman parseli içine dahil edilmesine, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Dava konusu 156 ada 24 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan kısmın ise orman tahdidi dışında kaldığı, hava fotoğrafı araştırması sonucu açık alanda olduğunun anlaşıldığı, orman olmadığı, 30 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığı, evvelinde ..., 1963’te onun vefatıyla Hanife ve oğlu ... ’a intikal ettiği, Hanife’nin de 1976 yılında vefatıyla tamamen ... ’a kaldığı, ... ’ın köyden ayrılmasına rağmen zilyetliğini dava konusu taşınmazı icara vermek suretiyle başkası aracılığıyla devam ettirdiği, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde yer alan zilyetlik koşullarının böylece sağlandığı, 156 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ... tarafından davacı ...'a 11.06.2003 tarihli satış sözleşmesi ile satıldığı, davacı ...'ın pay sahibi kök muris ... evlatları (..., ...) mirasçılarından 04.03.2004 tarihli satış ve zilyetliğin devri sözleşmesiyle satın aldığı, sonrasında yargılama devam ederken davacı ...’ın taşınmazı davacı ...'e 11.03.2009 tarihinde satış ve zilyetliğin devri sözleşmesi ile sattığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile taşınmazın davacı ... adına tarla vasfıyla, 4312,68 m2 olarak tespit ve tesciline karar verilmiştir.

Hüküm davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

2. Ancak; 12.10.2020 havale tarihli fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu 156 ada 24 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün 4312,68 m2 olduğu, bu parselden orman tahdit haritası uygulaması sonucu krokide (A) harfi ile 404,00 m2 yüz ölçümlü gösterilen kısım ve (B) harfi ile 507,00 m2 yüz ölçümlü gösterilen kısmın 101 ada 1 numaralı orman parseli içinde kaldığı, taşınmazın güney tarafından geçen Karabük-Kastamonu Devlet Karayolları istimlak sahası dışında kaldığı belirtilmesine rağmen, (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımların dava konusu 156 ada 24 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer aldığı düşünülerek, 101 ada 1 numaralı orman parseli içinde kalmalarına rağmen bu hususta hataya düşerek (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımların 101 ada 1 orman parseline ilave edilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin “Dava konusu Karabük ili Safranbolu ilçesi Davutobası köyü Karatepe mevkisinde bulunan fen bilirkişisi Zabit ...'ın 12.10.2020 havale tarihli raporunda yer alan krokide (A) harfi gösterilen 404,00 m2 kısım ile (B) harfi gösterilen 587,00 m2 lik kısımlara yönelik açılan DAVANIN REDDİNE” olarak düzeltilerek aynı bendin devamında yer alan “davalı (A) ve (B) rumuzlu kısımların kesinleşmiş olan 101 Ada 1 nolu orman parseline ilave edilmek suretiyle orman vasfıyla HAZİNE adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,” ifadesinin paragraftan çıkarılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.