Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyizi; eksik inceleme ile beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılanın sahibinden.com adlı site üzerinden aracını satılığa çıkardığı, sanığın bu ilanı görerek katılanla irtibata geçtiği ve katılanla sanığın 5.000,00 TL si nakit, 40.000,00 TL lik ise bir ay vadeli çek verilmek şartıyla pazarlık yapıp anlaştıkları, henüz bir ödeme yapılmadan katılanın 20.10.2014 tarihinde satış vekaletnamesi çıkardığı, çıkarılan vekaletnamede ''vekaletnamenin sureti çıkarttırılamaz'' ibaresine yer verildiği, katılanın bu vekaletnamenin fotokopisinin üzerine çarpı koyarak sanığa verdiği, sanığın çarpı işaretini silip fotokopi vekaletnameyi kullanarak katılana ait aracı üçüncü kişiye devrettiği, somut olayda kullanılan vekaletnamenin fotokopi olması nedeniyle Mahkemesince suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine hükmedilmiştir.

1.Suça konu araç satış vekaletnamesinin noterlikçe düzenleme şeklindeki belgelerden olduğu ve dolayısıyla suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına da temas ettiği, bu sebeple zamanaşımı süresinin dolmadığı ancak suçta kullanılan belgenin fotokopi olduğu ve sahtecilik suçunun unsurları oluşmadığı anlaşıldığından bu suçtan verilen beraat kararında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.