İlk Derece Mahkemesince rüşvet alma suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak zincirleme olarak icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2017/302 Esas, 2018/106 sayılı Kararı ile sanık ...'in, katılanlar ... ve ...'e yönelik eylemlerine ilişkin icbar suretiyle irtikap suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine, katılan ...'a yönelik rüşvet almaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252/1 ve 252/4. maddeleri gereğince de 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına,
Sanık ...'un, katılanlar ..., ..., ... ve ... ile mağdurlar ... ve ...'a yönelik eylemlerine ilişkin icbar suretiyle irtikap suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine, katılan ...'a yönelik rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 252/1. maddesi gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına,
Hükmolunmuştur.

2.Sanıklar müdafiilerinin, katılanlar ... ve Hazine ile ... vekillerinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/1265 Esas, 2018/3726 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan beraat ve mahkumiyet hükümleri kaldırılarak, sanıklar ... ve ...'in, zincirleme olarak icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 250/1, 250/4,43/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 9'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.

Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan ceza verilmesinin ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 250/4. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde; suçun unsurları oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, öncelikle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde sanığa isnat edilen eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğine dairdir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 250. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan irtikap suçunun, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına kişinin icbar edilmesiyle oluşacağı, somut olayda ise katılanların para vermelerine yönelik olarak sanıkların zorlamada bulunmadığının anlaşılması, katılanların su sporları yeterlilik belgesi hazırlandıktan sonra sanıkların kendilerini çağırarak para istediklerine ilişkin beyanları göz önünde bulundurulduğunda belgenin hazırlanması için ya da hazırlanması sırasında para aldıklarına dair somut delil bulunmaması, sanık ...'in, otelde misafirlerinin konaklaması için katılan ...'dan 800 Euro istemesi şeklinde gerçekleşen eylemin su sporları yeterlilik belgesi hazırlanması işiyle bir bağlantısı bulunmaması nazara alındığında irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylemlerinin kül halinde zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/1265 Esas, 2018/3726 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.