Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'ın, olay günü gündüzleyin yakınanın oturduğu dairenin muhkem kapısının kilit kısmını sert bir cisimle zorlayarak, kırıp, içeri girerek hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2-3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 53,116/1,53,151/1, (53) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları açısından 5271 sayılı CMK’nın 253.ve 254. maddelerine göre “uzlaşma” müessesesinin değerlendirilmesi için anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında ve 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.