Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ile davalılardan ... vd. vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili ile davalılardan ... vd. vekilince temyiz edilmiştir.
Fındıklık niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

Dava konusu taşınmazda davalıların paydaş olduğu gözetilerek taşınmazın tapu kaydının hisseleri oranında terkinine kararı verilmesine ve davacı idare tarafından davalıların payları karşılığı olan 7.705,86 TL'nin bankaya bloke edilmesine rağmen hüküm kısmında kamulaştırma bedeli olarak davalıların paylarının karşılığı 7.705,86 TL’nin yazılması ile yetinilmesi gerekirken, taşınmazın tüm değeri olan 14.440,00 TL yazılması,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer alan (14.440,00) rakamlarının çıkarılmasına yerine (7.705,86) rakamlarının yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.