Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 1 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar vermiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince, Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ...'e çıkartılan tebligatlarda davalıların adresi “... ... Eliyle ... Mah. Anamur” olarak gösterilmiş olup adres tebligata elverişli olmadığı gibi, Davacının T.K'nun 39. maddesine göre aralarında menfaat çatışması yaratabilecek şekilde, belirtilen davalıların tebligat adresini, (... ...'e çıkartılan tebligatı ... ... tarafından oğlu sıfatı ile almış olmasına göre) kendi oğlu ... ...'in adresi olarak göstermesi de, usulsüzdür. Yine ... mirasçıları ve ... mirasçılarına da benzer şekilde tebligat yapılmış olup söz konusu tebligatlarda geçersizdir. T.K'nun 10. maddesine göre Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Bu nedenle davalı ve davalıların adreslerinin titizlikle araştırılarak, usulünce taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Ayrıca davalı olarak gösterilen şahısların bir kısmı (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...), tapu kaydında paydaş gözükmemektedir. Hangi nedenle davada taraf gösterildiği davacı tarafından açıklanmamıştır. Davada taraf gösterilen bu davalıların, Ölen tapu paydaşlarının, mirasçısı mı olduğu, yoksa sehven mi dava açılmış olduğunun araştırılmadan davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.
Yine Tapu paydaşı ... ile davalı ...'ın, Tapu paydaşı ... ile Davalı ...'in aynı kişiler olup olmadığı araştırılarak, davacı tarafından aynı kişiler olduğu iddia ediliyor ve yanlışlık tapu kaydındaki hatadan kaynaklanıyorsa, davacıya tapu kaydının düzeltilmesi için ve gerektiğinde dava açması için yetki verilerek, neticesine göre esas hakkında karar verilmelidir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.