Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tekerrüre esas alınan İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/365 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu nazara alınarak, bu cezalardan en ağırı olan kasten öldürme suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/365 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamındaki kasten öldürme suçundan verilen 13 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçunun, uzlaşma kapsamına girmeyen TCK’nın 152/1-a. maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçu birlikte işlenmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hüküm tarihinden sonra 24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasına ''birlikte'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''aynı mağdura karşı'' ibaresinin eklenmesi de nazara alınarak, somut olayda farklı mağdurlara karşı işlenen basit tehdit suçundan uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Tekerrüre esas alınan İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/365 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu nazara alınarak, bu cezalardan en ağırı olan kasten öldürme suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Gerekçeli karar başlığında suç adının “tehdit” yerine “görevi yaptırmamak için direnme” şeklinde yanlış gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/02/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.