Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2012 tarih ve 2011/113-2012/644 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.05.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının yaptıkları sözleşmeye göre müvekkilinin dava dışı limited şirketteki hisselerinin davalıya devrine ilişkin anlaşma yapıldığını, hisse devrinin gerçekleştirildiği halde davalının devir bedelinin 37.000,00 TL’lik kısmını ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin davacının hisselerini başkasına devretmesi nedeniyle hükümsüz kaldığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı limited şirketteki tüm hisselerini devrettiği halde davalı tarafından devir bedelinin 37.000,00 TL eksik ödendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 52.039,23 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar taraflar arasında düzenlenen 12.07.2009 tarihli adi yazılı protokolde tarafların ortağı olduğu dava dışı limited şirketteki davacıya ait hisselerin davalıya devredileceği kararlaştırılmış ise de, anılan tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK hükümleri gereğince limited şirketin tek ortaklı hale gelmesinin mümkün olmaması nedeniyle davalı tarafça hissenin kendisine değil de kendisinin göstereceği kişiye devredileceğinin kabul edilmiş bulunmasına ve davalının belirtilen yasal düzenlemeye rağmen hisse devir bedelini ödemeyi kabul etmiş olmasına, protokolde imzası bulunan ve bu nedenle dinlenmeleri usulen uygun bulunan tanıkların iddiayı doğrulamasına ve hissenin davalının eşine devrini öngören 13.07.2009 tarihli ortaklar kurulu kararında da imzası bulunan davalının davada yaptığı savunmanın ve temyiz itirazların TMK’nın 2. maddesi ile bağdaşmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.650,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.