Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının aynen taksim, mümkün olmadığı takdirde satış yolu ile giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında davaya dahil edilen davalı ... vekili 24.12.2009 tarihli duruşmada ortaklığın satış yolu ile giderilmesine ve sunmuş olduğu dilekçe ile de tapu kaydından tespit ettikleri intifa hakkının satış yolu ile hisseye düşecek bedel üzerinden devam etmesine karar verilmesini, TMK'nun 700. maddesinin uygulanmasını, istemiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 700. maddesi ile bir pay üzerinde intifa hakkı kurulması halinde diğer paydaşlardan biri intifa hakkının kurulduğunun kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa, satış yoluyla yapılacak paylaşmada pay üzerinde intifa hakkı bulunmaksızın satışın yapılması ve intifa hakkının söz konusu paya düşen bedel üzerinden devam etmesi esası getirilmiştir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 25594 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının hak ve mükellefiyetler bölümünde ... Mim. Müh. Proje Turz. San ve Tic. Ltd. Şti. hissesinin intifa hakkının ...'a ait olduğu belirtilmekte olup, tapu kaydına göre intifa hakkının ne zaman tesis edildiği anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece tapu kaydında yer alan intifa hakkının ne zaman tesis edildiği üzerinde durularak intifa hakkı kurulduğu hususunda diğer paydaşlara Türk Medeni Kanunu'nun 700. maddesinde öngörülen biçimde bir bildirimde bulunulmaması sebebiyle davanın süresinde açıldığının kabulü ile yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde paylar üzerinde intifa hakkı bulunmaksızın satış yoluyla paydaşlığın giderilmesine, intifa hakkının söz konusu paya düşecek bedel üzerinden devam etmesine karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.