Taraflar arasında görülen davada Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2011 tarih ve 2011/69-2011/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen banka vekili, borçlu ...'ın müvekkili bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödenmediğini, borcun ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiğini, borçlunun ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü, mal kaçırma ihtimali olduğunu ileri sürerek, 3.249,51 TL alacak yönünden borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlunun mallarını kaçırma hazırlığı içerisinde bulunduğu hususu ispat edilemediğinden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen banka vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir.
2004 Sayılı İİK’nun 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Somut olayda muaccel olan borç nedeniyle ihtiyati haciz talep edilmiştir. Yukarıda anılan maddede muaccel borç alacağı için mal kaçırma hazırlığında olma koşulu olmadığı halde, mahkemece borçlunun mal kaçırma hazırlığı ispatlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden Banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 26.09.2011 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.