Taraflar arasında görülen davada Edremit 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2011 tarih ve 2011/119-2011/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi İhtiyati Haciz Talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçlular arasında düzenlenmiş olan 25.01.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden doğan 14.854,89 TL borcun ödenmediğini, borçlulara ihtarname keşide edilerek hesabın kat edildiğini ve borcun muaccel hale geldiğini, mal kaçırma şüphesi olduğunu ileri sürerek, 5230 sayılı yasa ve 2010/964 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereğince borçlular aleyhine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, İİK 257. maddesindeki şartların oluştuğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın yasadan kaynaklanan muafiyeti bulunmakla beraber talep dilekçesinde belirtilen yapılandırma yasasının süresinin dolduğu, sürenin bitmesinden sonra Bakanlar Kurulu kararı ile yasada öngörülen sürenin uzatıldığı, bu durumun talep edene yeniden teminatsız ihtiyati haciz talep hakkı vermeyeceği gerekçesiyle alacağın %15 tutarındaki nakdi teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, ... ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunun 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, ... ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin (bankalar) çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmalarını ve özelleştirmeye hazırlanmalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmaları ile hisse satışlarına ilişkin düzenlemelerin ve hisselerin tamamına kadarının özel hukuk hükümlerine tabî gerçek ve tüzel kişilere satışının gerçekleştirilmesidir” şeklinde düzenleme olduğu, yine aynı kanunun 2/2. maddesinde ise “Yeniden yapılandırma işlemlerinin tamamlanmasını müteakiben bankaların hisse satış işlemleri 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılır. Yeniden yapılandırma ve hisse satış işlemleri bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde tamamlanır. Bakanlar Kurulu bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere yarısı kadar uzatabilir” hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.
5230 sayılı Pamukbank Türk Anonim Şirketinin Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine Devri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 11. maddesinde ise “4603 sayılı Kanuna tâbi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar, 492 sayılı Harçlar Kanununun 2,23 ve 29 uncu maddeleri ile 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi hükümleri uygulanmaz, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankaların mahkeme ilâmını alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartı da aranmaz” hükmününü düzenlendiği belirlenmiştir.
Bakanlar Kurulu tarafından 12.10.2010 tarih, 2010/964 sayılı Kamu bankalarının Yeniden Yapılandırılması ve Hisse Satış İşlemlerine İlişkin Sürenin Uzatılmasına Dair Karar ile “15.11.2000 tarihli ve 4603 sayılı kanunun 2. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu bankalarının yeniden yapılandırılması ve hisse satışı işlemlerine ilişkin süre 25.11.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıl uzatılmıştır.”
Tüm bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere, 4603 sayılı yasa gereği yeniden yapılandırma süreci içindeki ihtiyati haciz isteminde bulunan Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin yeniden yapılandırma süresini uzatma yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verildiği, Bakanlar Kurulu'nun da yeniden yapılandırmaya ilişkin süreyi 25.11.2010 tarihinden itibaren 5 yıl uzattığı, ihtiyati haciz kararı talebinin bu 5 yıllık süre içinde yapıldığı, 5230 sayılı yasanın 11. maddesine göre yeniden yapılandırma sürecinde ihtiyati haciz taleplerinde teminat şartı aranmayacağı belirlendiğine göre, ihtiyati haciz talebinde bulunan banka lehine kanuna dayalı olarak teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz kararı talep eden yararına BOZULMASINA, İhtiyati haciz isteyen harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,26/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.