Katılan mağdure vekilinin kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak suçunda suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı ve bu suçlarla ilgili davalara katılma ve hükmü temyiz etme hakkının olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerini süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/4,43/1, 63/1,53/1, 109/2,3-a-f, 109/5, 43/1,63/1, 53/1 ve 191/1, 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2014 tarihli ve 2014/37 Esas, 2014/353 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e bendi gereğince beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/4-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 104/1, 43/1,62/1,53 ve 63. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin yaşının on beş yaşından küçük olduğunun açık olduğuna, suçun 5237 sayılı Kanun'un 103/2-4-6. maddelerindeki nitelikli halinin gerçekleştiğinin tanık beyanları ile ortaya konulduğuna, suç tarihinde mağdurenin ilköğretim okulunda okuduğuna, ortaokul (6-7. Sınıf) öğrencisinin on yedi yaşında olup on sekiz yaşına bir ay kaldığı yönünde bir hatanın kabul edilemeyeceğine, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulmasının hem fiili duruma hemde hukuk kurallarına aykırı olduğuna, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna, sanık hakkına uyuşturucu madde kullanımı suçundan beraat ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile ceza artılırken 3/4 artırılmasına rağmen bu hususların gerekçesiz olduğuna, bu hususlar dışında kararın usul ve kanuna uygun olup onanası gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
A. Mağdure Vekilinin Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kullanmak Suçundan Kurulan Hükmü Temyizi Yönünden
Uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları; 5237 sayılı Kanun'un İkinci Kitabının, "Topluma karşı suçlar" başlıklı Üçüncü Kısmının, "Kamunun sağlığına karşı suçlar" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olması, belirtilen özelliği gereğince, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle kamu davasına katılma hakkı bulunmayan katılan mağdure vekilinin hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Mağdure beyanları, raporlar, doğum tutanağı, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanık ve mağdurenin suç tarihinde ilköğretim okulu çıkışında tanışıp arkadaş oldukları, sanığın yaşı küçük mağdureyi kendi evine ve arkadaşının evine götürmek suretiyle birden çok kez ilişkiye girdikleri, mağdurenin hastane doğumlu ve on iki yaş iki aylık olup on beş yaşını bitirmediğine ve istinabe yoluyla beyanının alındığı İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince "Mağdurenin huzurda duruşma salonunda gözlemlenen fiziki özelliklerine göre 50 kg. takribi olarak on üç yaşlarında olduğunun" belirtildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğünün kabul edilemeyeceği gözetilerek üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyeti yerine çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyet ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Mağdure Vekilinin Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kullanmak Suçundan Kurulan Hükmü Temyizi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2014 tarihli ve 2014/37 Esas, 2014/353 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteği, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2014 tarihli ve 2014/37 Esas, 2014/353 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.