Suç tarihinde on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdure ile velayet hakkına sahip annesi şikâyetçi Fatma'nın kovuşturma aşamasında sanıktan şikâyetçi olarak davaya katılmak istediklerini beyan ettikleri anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. ve 260. maddeleri gereğince şikayetçinin ve mağdurenin katılan, mağdure vekilinin ise katılan mağdure vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede,
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 116/4,106/2-a, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı ile sanığın, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 73/4. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, tehdit suçundan ise aynı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Davaya katılma taleplerinin reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, atılı suçların sübut bulduğu, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun silahla işlenmesi sebebiyle şikayete tabi olmadığı, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, düşme hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen tehdit suçunun 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e bendinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.04.2015 tarihli katılan sanığın mahkeme sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; eylemden hemen sonra şikayette bulunulması şeklinde gerçekleşen olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, sanığın ikrar içeren savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın olay tarihinde on yedi yaşında olan katılan mağdureye sarılarak alnından öpmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği gözetilerek mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.