TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/517 E., 2020/632 K.
SUÇ: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, cebir
tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,
terör örgütü propagandası yapmak, 6136 sayılı Kanuna
muhalefet, nitelikli mala zarar verme, nitelikli kasten
öldürme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak
bulundurma veya el değiştirme
İstinaf başvurusunun esastan reddi.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Ayrıntıları, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2008 tarih, 9-148/169 sayılı ve Şehrivan Çoban başvurusu üzerine verilen AYM’nin 6.2.2020 tarih, 2017/22672 sayılı Kararları ile Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 26.5.2016 tarih, 2016/1697, 2016/3295 sayılı Kararında açıklandığı üzere;
Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, sanığın bizzat duruşmaya getirtilmeden segbis sistemi ile dinlenmesi sonucu savunma hakkının kısıtlandığını belirttiği görülmekle, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen zorunluluk halinin ne olduğuna ilişkin olaya özgü ilgili ve yeterli gerekçeleri somut olgulara dayandırılarak gösterilmeden, yargılamanın hiçbir aşamasında ve hüküm celsesinde mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunması alınıp son sözü sorulmak suretiyle yargılamanın tamamlanıp 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında aynı Kanunun 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/517 Esas, 2020/632 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suçlar için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.