Sanık hakkında müstehcenlik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz istemi 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre itiraz kabul edilip, bu hususta gerekli kararın mahallinde merciince verilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin diğer temyiz istemleriyle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.
Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur ile velayet yetkisine sahip olan babasının 25.11.2014 tarihli duruşmada sanık hakkında şikâyetçi olmadıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında mağdur vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararında mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz ettiğine ve sair hususa ilişkindir.

A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdur ve velayet hakkına sahip olan babasının, 25.11.2014 tarihli duruşmada sanık hakkında şikâyetçi olmadıklarını beyan ettikleri, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237/1,2. maddeleri uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.