HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçla birlikte mağdur ...' a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri uyarınca, katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Erdemli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2018/1169 Esas, 2019/1261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına, sanığın, mağdur ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
1. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
Sanığın üzerine atılı suçun zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğuna, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken mağdur sayısınca hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, somut delillere dayanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, re'sen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanığın Temyiz İsteği;
Somut bir nedene dayanmamaktadır.
Dava konusu olay, katılan ...'ın, eşiyle tartışıp oğlu ...'ı da yanına alıp evden ayrılarak sokakta yürüdüğü sırada sanığın araçla gelerek katılan ... ve oğlunu araca alarak Eğriçam Mahallesindeki eve götürdüğü, sanığın, katılan ve mağduru zorla, cebir kullanarak evde tutmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; sanığın cebir, tehdit kullanarak her iki mağduru da hürriyetinden yoksun kıldığı sabit kabul edilerek mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "...Dairemiz, katılanın olayın başında kendi rızası ile sanıkla gittiğini, sanıkla birlikte yaşadığını kabul etmiştir. Ancak daha sonra katılan, sanığın yanından ayrılmak istediğinde sanık zorla alıkoymuştur. Yanlarında katılanın oğlu mağdur ...'nin olması, sanığın ... ...ile tehdit etmesi, polislere mahallenin gençleri vasıtasıyla haber vermesine rağmen polisler geldiğinde korkarak şikayetçi olmaması birlikte değerlendirildiğinde katılanın önceden olan rızasının sonradan sanığın baskısıyla kalktığı değerlendirilmiştir.
...Dairemiz, sanık ...'nın katılan ...'a yönelik eylemini cebir tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak değerlendirmiş, TCK'nın 109/2 maddesi gereğince hüküm kurmuş, fiilin cinsel amaçla işlenmiş olması nedeniyle TCK'nın 109/5 maddesi gereğince 1/2 oranında arttırmıştır.
Mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini ise TCK'nın 109/1, 109/3-f maddesi kapsamında değerlendirilmiştir.
İlk derece mahkemesince katılan ...'a yönelik eylemin birden fazla kişi ve silahla işlendiği gerekçesiyle sanık hakkında TCK'nın 109/3-a-b maddeleri uyarınca arttırım uygulanmış ise de, dosyaya yansıyan fotoğraflar, telefon görüşme kayıtları ve beyanlardan katılan ...'ın sanıkla ilk gidişinin rızaya dayanması nedeniyle birden fazla kişiyle suçun işlenmesinden dolayı arttırım yapılmamış, silahla işlendiğine dair herhangi bir delil de mevcut olmadığından bu arttırım maddesi de uygulanmamıştır.
Mağdur ...'ye yönelik eylemin cebir ve tehditle olduğuna ilişkin dosyada delil mevcut değildir. Dosya içerisinde mağdurun yaralandığına ilişkin fotoğraflar mevcut ise de, bu yaralanmanın alıkoyma sırasında mı yoksa farklı bir zamanda mı işlendiği yada sanık tarafından mı gerçekleştirildiği şüphe aşamasında kalmıştır. Bu şüphe sanık lehine değerlendirilmiştir. Mağdurun yaşı gereğince zorla kullanmadan da alıkoymanın mümkün olabileceği düşünülmüştür. Bu nedenle sanığın, mağdura yönelik eylemi nedeniyle TCK'nın 109/1 ve 109/3-f maddesi gereğince hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçeyle ilk derece mahkemesinin sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
A. Sanık hakkında mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre olayın başında katılanın, çocuğu ... ...ile birlikte sanığın yanına gitmiş olmasına rağmen daha sonra sanığın, mağdur çocuğu evde alıkoyarak katılanın evden çıkmasına izin vermesi, katılan ...'ın evin dışındayken çocuğa yönelmiş bir alıkoyma fiilinin de olması nedeniyle sanığın her iki mağdura yönelik ayrı ayrı eylemlerde bulunduğu anlaşılmakla mağdur sayısınca cezalandırılmasına ilişkin mahkeme kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden;
Dava dosyası içeriği, katılanın anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, adli rapor, bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yönünden;
Dava dosyası içeriği, katılanın anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, adli rapor, bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Sanık hakkında mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2018/1169 Esas, 2019/1261 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erdemli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.
...