Tebliğname No: 3 - 2012/172967

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

1) Sanıklar Ali ve Ahmet hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan Çağdaş'ın üç kişinin kendisine saldırdıklarını beyan etmesi, sanık Ali'nin sopayı rastgele salladığını savunması, soruşturmada beyanları alınan tanıklar Suzan, Hamdi ve Cennet'in de katılana vuran üç kişinin bulunduğunu bildirdikleri halde; bu tanıkların yargılamada beyanları alınmadan hangi beyana neden üstünlük tanındığı tartışılmadan sanıklar Ali ve Ahmet'in beraatine karar verilmesi,
2) Sanık Cevat hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a) Katılanın adli raporunda “sağ parietal bölgede düzensiz cidarlı 6 cm. uzunluğunda cilt-ciltaltı kesisi” şeklinde tarif edilen yaralanmasının subdural hematoma neden olduğu ve katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu bildirildiği, katılanın ve tanıkların beyanlarına göre katılanın sopa ile yaralandığı halde katılanın yaralanmasında kullanılan sopanın silah niteliğinde bulunduğu gözetilmeden sanık Cevat hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddelerinin uygulanması sonucu bulunan cezasının aynı yasanın 87/1-son maddesi uyarınca 5 yılın altında kalması durumunda 5 yıla çıkarılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza belirlenmesi,
b) Sanığın kayınpederi Ali'nin katılanın da davetli olduğu yakınının kına gecesine alkollü gelip tatsızlık çıkarması nedeniyle ev sahibi Süleyman tarafından tepki gösterilip dışarı çıkarılması üzerine sanığın oğlu Ahmet ve damadı olan Cevat'ın sonradan kınanın yapıldığı yere geldikleri, kınanın dağılması nedeniyle dışarıda araca binip bekleyen katılanın bulunduğu aracın camının tıklanarak sanık tarafından aşağıya çağrıldıktan
sonra sopa ile yaralandığı olayda; katılanın Ali'ye yönelik herhangi bir hareketi bulunduğu iddia edilmediği gibi, katılandan sanık Cevat'a yönelik haksız bir hareket bulunup bulunmadığı da araştırılmadığı halde; kavganın kimin haksız eylemiyle başladığı tam olarak tespit edilemediğinden bahisle sanık lehine TCK'nin 29. maddesine göre haksız tahrik hükmünün uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.