Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak mirasbırakan İbrahim 'in çekişme konusu .. ada ... parsel sayılı taşınmazını 04.09.1989 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğluna temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve miras payı oranında tescil, olmazsa tenkis isteğinde bulunmuştur.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını, temlikin ölünceye kadar bakım karşılığı yapıldığını, akdin yükümlülüklerini özenle yerine getirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “mirasbırakan ile davalının birlikte yaşadıkları, murisin her türlü gereksiniminin davalı tarafından karşılandığı, akciğer, kalp ve yüksek tansiyon hastası olan mirasbırakana davalının baktığı, mirasbırakanın sağlığında da akde aykırılıktan dolayı dava açılmadığı, diğer mirasçılardan mal kaçırmayı gerektirici herhangi bir nedeninin bulunmadığı, bu hususların dosya kapsamıyla sabit olduğu, o halde; anılan bu olgular, yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın gerçek iradesinin bakımını temin etmek olduğu, yapılan işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı sonucuna varıldığı, hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı, kabule göre de, dava miras payına hasren açılıp, davacının miras payı oranında kabul edildiği halde, çekişmeli taşınmazın keşfen dava tarihi itibariyle saptanan değerinden davacının miras payına isabet eden miktarın dava değeri olacağı gözetilerek, bu değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının değerine göre fazla harç ve ücreti vekalet tayin ve takdirinin de isabetsiz olduğu,” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ölünceye kadar bakım aktinin geçerli olduğu ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın redine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davanın reddine karar verildiği halde, hükmün 3. bendinde davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu yanlışlığın maddi hataya dayalı olduğu ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, hükmün 3. bendindeki “Davalı yararına 1.320,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, “Davalı yararına 1.320,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin yazılmasına, tarafların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.