Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki bedelinin, ikisi teknik ve birisi de mahalli bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor ile tesbit edilmesi ve davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, el atılan taşınmazın dere yatağı içinde kalan bölümünün 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine,ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
Davalı idarece kamulaştırmasız el atılan ve bedellerine hükmolunan teknik bilirkişi raporunda (E) harfiyle gösterilen taş tahkimat duvarı ile (F) harfiyle gösterilen özel yol niteliğinde olan bölümlerinin hazine adına tescili ile yetinilmesi gerekirken terkinlerine de karar verilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; tescile ilişkin üçüncü bendindeki (taşınmazın D) kelime ve harfinden sonra gelen kısmının karardan tamamen çıkartılmasına, yerine (harfi ile gösterilen 129.88 m2’lik kısmının tapusunun iptali ile dere yatağı alarak terkinine, (E) harfi ile gösterilen 157.89 m2’lik bölümünün taş tahkimat duvarı olarak (E) harfiyle gösterilen 202.60 m2’lik bölümünün ise yol olarak tapularının iptali ile Hazine adına tapuya tescillerine.) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.