İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli 2017/452 Esas 2019/786 Karar sayılı kararı ile sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi; yapı tatil tutanağının 747 ve 748 nolu parsellere ait olduğuna, 747 ve 748 nolu parsellerdeki yapılar için alınan yapı kayıt belgesine dayanılarak düşme kararı verilemeyeceğine ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın dere yatağına dolgu yaparak düzgün satıh oluşturduğu iddiasıyla açılan davada, yapı kayıt belgesi alındığı gerekçesiyle düşme kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Dava konusunun 2576 parselin (eski 744,746) dolgu yapılıp düzgün satıh oluşturulması olduğu, yapı kayıt belgesinin ise 747 parsele ait olduğu ve buna ilişkin açılmış dava bulunmadığı, dava konusu parsele yapılan imalatların bina niteliğinde olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.

A. Katılan Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanığın savunması, yapı tatil tutanağı ve bilirkişi raporuna göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.