Hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi kararının, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin süresinden sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2014/1326 E., 2015/573 sayılı kararıyla, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği ihbarı üzerine Mahkemenin 27.12.2018 tarihli ve 2018/672 E., 2018/1132 sayılı kararıyla hüküm aynen açıklanmıştır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, hükme "sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine, kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.180,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1. Sanık müdafiinin temyizinin; sübuta, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların kaldırılması suretiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizi; sanığın, polis memuru olan şikâyetçi ... A.'ya fiili olarak saldırdığının ve şikâyetçi ... E.'ye yumruk ve tekme attığının olay tutanağı ve şikâyetçi beyanlarıyla sabit olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesin'ce mahkûmiyet kararının kaldırılıp, beraat kararı verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmesinin usul ve Yasa'ya aykırı olduğuna yöneliktir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, temyiz dışı sanıklarla birlikte alkol alıp, yüksek sesle müzik dinleyerek çevreye rahatsızlık verdikleri ihbarı üzerine kendilerine müdahalede bulunan polis memuru olan şikâyetçilere görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, İlk Derece Mahkemesince; sanık savunması, şikâyetçi anlatımları, görevlendirme yazısı, olay tutanağı, adli raporlar ile tüm dosya kapsamına göre kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, 01.11.2014 tarihli olay tutanağında sanığın eyleminin "olay tarihinde çevreyi rahatsız etmeleri nedeniyle olay yerine gelen müşteki polis memurlarına hitaben" gidin buradan, kralı gelse bu müziği kapatamaz, biz istediğimiz yerde alkol alır, müziğimizi dinleriz" demesi ve çıkan arbede nedeniyle saldırıya geçmek istemesi üzerine engellenmek" şeklinde tanımlanması ile sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmesi karşısında, somut olayda suçun yasal unsurlarının oluşmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 21.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunulduğu ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (f) fıkrası kapsamında olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği ve 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.05.2023 tarihli 2022/7-315E., 2023/322 sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya Mahkemeye değerlendirilmesi hususunda takdir yetkisi tanınan yeni bir delil ikame etme yoluna gidilmemesi durumunda, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde beraat kararı verilebileceğinden, Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre,
Şikâyetçi anlatımları, olay tutanağı ve adli raporlara göre sanık ve temyiz dışı sanıkların iştirak halinde ihbar üzerine kendilerine müdahalede bulunan polis memurlarına saldırıp, tekme ve yumruk attıkları olayda; görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunun oluştuğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyizi ve Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, incelemeye konu kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.