HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat ve erteleme kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

... isimli şahsın şikâyeti üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan incelemede, açma ve işgal alanının orman sınırları içinde kaldığı, söz konusu yerin kenarında 3 adet kızılçam ağacının kökünden kesildiği tespit edilmiştir. Ayrıca 2-3 yıl önce kesilen kızılçam ağaçlarının çeşitli zamanlarda kesilerek yok edildiğinin anlaşılması üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, dava konusu yerin babasına ait olduğunu, her yıl kardeşleriyle alanı ektiklerini, ağaç kesmediğini, şikâyet eden ...'in kendisinden para istediğini, vermediği için iftira atıldığını, şikâyetçinin ağaç kesip kendisini şikâyet edeceğine dair tehditte bulunduğunu beyan etmiştir.

Şikâyetçi ..., sanığa verdiği keçilerin parasını alamadığını, bu nedenle aralarında kırgınlık olduğunu, ağaç sevgisinden dolayı sanığı şikâyet ettiğini beyan etmiştir.

Tanık ..., orman işletmesinde geçici işçi olarak çalıştığını, ağaçları kimin kestiğini bilmediğini beyan etmiştir.

Tanık ..., mahalle muhtarı olduğunu, ağaçları kimin kestiğini bilmediğini beyan etmiştir.

Tanık ... ve ..., söz konusu yere yakın arazileri bulunduğunu ve ağaçları kimin kestiğini bilmediklerinin beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda orman sayılan yerden yapacak nitelikte kızılçam ağaçlarının kesildiği, işgal edilen ve açma yapılan alanın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir.

Orman İdaresinin 27.04.2015 tarihli yazısında, suça konu ağaçların motorlu testereyle kesildiği belirtilmiştir.

A.Sanık Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik İncelemede
Suç tutanağı, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik İncelemede
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan 02.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

A.Sanık Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik İncelemede

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik İncelemede

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.