Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Malatya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli kararıyla sanıkların dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 3 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 22.06.2017 tarihli kararıyla " eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu," nedeniyle bozma kararı verilmiştir.

3. Malatya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/71 Esas, 2019/47 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85237 sayılı Kanun) 157 inci maddesi, 62,52,53,63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanıkların temyiz talepleri, atılı suçu işlemediklerine ilişkindir.

1. Olay günü kendini kendilerini Jandarma Üst Teğmen ve Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtan kişilerce aranan müştekinin hesaplarından PKK tarafından para çekildiğine inandırılarak sanık ...''e ait 8832481 nolu PTT hesabına 14.500 TL para yatırılmasını sağladığı, sanıkların parayı birlikte çekip menfaat temin ettikleri iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanıkların ve müştekinin beyanları, 27/09/2012 tarihli cd inceleme tutanağı, 03/08/2012 tarihli hesap bildirim tutanağı, ses teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçu işledikleri kabulü ile mahkeme tarafından mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

3. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

Mahkemece dosyanın uzaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

2. Sanıklar hakkında bozma öncesi ayrı ayrı 3 yıl hapis ve 500 gün karşılığı 20 TL den 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesi gereği kazanılmış hakları korunmak suretiyle bozma kararı verildiği, bozma üzerine sanıkların kazanılmış hakları bulunduğu ve ilk hükümde verilen cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilemeyeceği göz ardı edilerek, adli para cezası tayin edilirken 900 gün belirlenip, 5237 sayılı Kanunun 62 inci maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılarak netice olarak 750 gün üzerinden adli para cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/71 Esas, 2019/47 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan adli para cezasının belirlenmesi ile ilgili olarak; "15.000 TL" ibarelerinin kaldırılarak yerlerine "sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek 10.000 TL" ve (d) bendinin devamından sonra gelmek üzere "sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek gün adli para cezasının infazının 500 gün olarak belirlenmesi" ibarelerinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.