Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hakkında temyiz talebinin bulunmadığı belirlenerek, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1. 6352 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararı itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından ve yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiğinden sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz istekleri hakkında karar vermeye yer olmadığına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ...’e yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın tüm savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, mağdur polis memurlarının aşamalardaki anlatımları ile dosya arasında yer alan görüntü inceleme tutanağı ve olay tutanağında sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemine ilişkin bir kaydın bulunmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince hükme esas alınan delillerin nelerden ibaret olduğu ve sanık savunmasına neden itibar edilmediği açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafıinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşmadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde sanık ... yönünden oy çokluğuyla, diğer sanıklar yönünden oy birliğiyle karar verildi.
Müştekilerin beyanlarına, olaya ilişkin tutulan tutanaklara, sanığın yakalanma biçimine ve tutanağına, savunmaya ve tüm dosya içeriğine göre sanık ...'inde atılı suça iştirak ettiğinin sabit olduğu, Yerel Mahkemece delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün tebliğname gibi hükmün onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmek mümkün olmamıştır.