Katılan sanık ...'in ...'ya yönelik hakaret suçu yönünden; hakaret suçundan doğrudan verilen 1.000 TL adli para cezasının miktar itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereğince kesin olduğu anlaşılmıştır.

Katılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ve hakaret suçlarını, ayrıca katılan sanıklar ... ve ...'e yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçunu, katılan sanıklar ... ve ...'in katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2014/261 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararı ile katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'ya yönelik cinsel saldırı ve katılan sanık ... ve ...'e karşı konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, katılan sanık ...'ya yönelik hakaret suçundan 125/1, 29/1,62/1. maddeleri uyarınca kesin olarak 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan sanık ... ve ...'in katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkeme kararının katılan sanık ... lehine bozulması gerektiğine, mahkûmiyet beraat kararlarını temyiz ettiklerine, katılan sanıklar hakkında verelen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, raporda katılan sanık ...'in yaralandığının sabit olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 25. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığına ilişkindir.

B. Katılan Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan sanık ... hakkında bir kısım suçlardan verilen beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.

A. Katılan Sanık ...'in Katılan Sanık ...'ya Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, katılan sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan verilen 1.000 TL adli para cezasının miktar itibarıyla 1412 sayılı Kanun'un 305/1. maddesi gereğince kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından, anılan hükme yönelik katılan sanık ...'in temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Sanık ...'in Katılan Sanık ...'ya Yönelik Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu ile Katılan Sanıklar ... ve ...'ya Yönelik Konut Dokunulmazlığının İhlali suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılan Sanıklar ... ve ...'in Katılan Sanık ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden

1. Katılan sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçu için 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Katılan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.12.2014 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Katılan Sanık ...'in Katılan Sanık ...'ya Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünün açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2014/261 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık ... müdafinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Sanık ...'in Katılan Sanık ...'ya Yönelik Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu ile Katılan Sanıklar ... ve ...'ya Yönelik Konut Dokunulmazlığının İhlali suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden

Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2014/261 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararında katılan sanıklar ... ve ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Katılan Sanıklar ... ve ...'in Katılan Sanık ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2014/261 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararına kararına yönelik katılan sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1). maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.