İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.05.2019 tarih, 2019/57 Esas, 2019/400 sayılı Kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı bildirilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci maddesinin fıkrasının birinci cümlesi gereğince istinaf iddialarının yerinde görülmemesi nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık tarafından söylenen sözlerle, müvekkilinin hakarete maruz kaldığına, hükmün mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğuna, bu nedenlere sanığın cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanın Denizli İl Sağlık Müdürlüğü İl Ambulans Kontrol Merkezinde görevli olarak çalıştığı, olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki minübüs ile Baklan ilçesinden Denizli merkeze doğru yolcu getirmekte iken rahatsızlanması üzerine il kontrol merkezini arayarak ambulans istediği, telefona çıkan katılan tarafından bildirilen şikayete göre ambulans gönderemeyeceklerini söylemesi üzerine, sanığın katılana yönelik " A..koyduğumun yerinde hizmet alamayacağız biz." dediği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, sanığın kullandığı sabit olan sözlerle katılanın şahsını hedef almadığı katılanın ..., şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olmadığı sanığa isnat edilen eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın, katılanla konuştuğu esnada söylediği iddia ve kabul olunan sözlerin katılanın ..., şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil ve olgu isnadı içerdiği, katılanın da hakarete maruz kaldığı, atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden, yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmesi nedeniyle kararda hukuka aykırılık bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.