Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.

Kadastro sonucu, ... İlçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan ... parsel sayılı 9.764,88 metrekare yüzölçümündeki (Uygulama Kadastrosu sonucu ... ada 95 parsel sayılı 9.878,98 metrekare yüzölçümündeki) taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve 29.01.1991 tarihinde tescil edildikten sonra, satış nedeniyle ... adına kayden intikal ettirilmiştir. Davacı ... ve ..., miras bırakanları ... adına tespit ve tescil edilen 379 ada 94 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kadastro sırasında davalıya ait ... ada 95 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit edildiğini, murislerine ait taşınmazın sınırlarının sabit olup, iddialarına konu kısmın zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek, bu kısmın 379 ada 94 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemi ile 06.05.2015 tarihinde dava açmışlar, yargılama sırasında muris ... 'nun diğer mirasçıları davaya muvafakat etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna ve uygulama kadastrosuna yönelik açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.