Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
24.10.2015 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağına göre hırsızlık yapılan yerin Lara halk plajında bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesine ait plaj içerisindeki bina niteliğindeki tuvalet olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’nun 142/2-h maddesindeki hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-a maddesinden hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.