SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Sanığın 28.10.2019 tarihli iki farklı dilekçe ile görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün niteliği ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar dikkate alındığında, anılan suçun 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (f) fıkrası kapsamında olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, adli emanette kayıtlı bıçağın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince
20.02.2019 tarihli kararı ile, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken; sanığın 1. kez mükerrir sayılması ve hakaret suçunun aleni bir yerde işlenmesine karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının müsadere kararına itiraz etmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi'nin 01.03.2019 tarihli kararı ile suçta kullanılmayan ve suç konusu oluşturmayan bıçağın sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bıçağın müsaderesine ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak hükme bıçağın sahibine iadesine ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4.Sanığın 7188 sayılı Kanun'dan yararlanması talebini içerir dilekçesi nedeniyle Ordu 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nce 28.10.2019 tarihli ek karar ile hakaret suçu yönünden infazın durdurulmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteminin özetle; dosyanın ve kararın incelenerek lehine olan hükümlerin tarafına uygulanmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, olay günü rahatsızlanması nedeni ile polis memurları ve 112 acil sağlık görevlileri eşliğinde hastaneye nakillerinin sağlandığı, alkollü olan sanığın hastanede polis memurlarına üzerindeki bıçağı vermek istemediği ve zorluk çıkardığı, bıçağı teslim ettikten sonra arkadaşının yanına gitmek istediği ancak hastanın tedavisi devam ettiği için izin verilmemesi üzerine gitmek için direnç göstererek polis memurlarına hakaret ve tehdit ettiği, sanığın etkisiz ... getirilmesi sırasında şikayetçi B.Ö.'nün basit tıbbi müdahale ile giderilir derecede yaralandığından bahisle sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın üzerine atılı suçu inkar ettiği ancak olay yerinde bulunan tanıkların iddiaları doğruladıkları ve tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmalarının suçtan kurtarmaya yönelik olduğunun kabulüyle sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında; sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken; sanığın 1. kez mükerrir sayılması ve hakaret suçunun aleni bir yerde işlenmesine karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmış, bunun dışında sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından yapılan ve mahkumiyetle sonuçlanan yargılamada İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği kabul edilmiş ancak sanık hakkında kurulan hükümlerden müsadereye ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık 28.10.2019 tarihli dilekçesinde temyiz sebeplerini bildirdiği anlaşılmakla; temyiz isteminin gerekçesiz olduğuna dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
24.10.2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (f) fıkrasına göre, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde talep edilmesi koşuluyla anılan maddede belirtilen suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında uygulanacağının belirtilmesi karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun bu kapsamda olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Hakaret Suçuna İlişkin Hüküm Yönünden
Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede;
1-Sanığın; hastanede kendisine müdahale eden kolluk görevlilerine yönelik söylediği kabul edilen sözlerin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçeyle hakaret suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre,
a.Sanığın sabıka kaydında görülen Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/323 Esas, 2017/56 Karar sayılı ilamında da mükerrir olması nedeniyle bu ilamın esas alınıp sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
b.Hakaret suçunun aleni bir yerde işlendiğinin anlaşılmasına karşın; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 1.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.