HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ... ve mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaki husus dışından sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre; bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile;

1.Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ... ve mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı iki kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

2. Sanık ... hakkında katılan ... ve mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 35,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 7 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ... müdafiinin yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında hapis cezalarının ertelenmesine,

Karar verilmiştir.

Sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...' müdafiinin temyiz istekleri özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Temyizin kapsamına göre;
Sanıklar ..., ..., ... ve temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile soruşturma kapsamında gerçek açık kimlik ve adresleri tespit edilemeyen diğer bir kısım şahısların, terör suçlarının halk üzerinde oluşturduğu olumsuz değer yargıları ve korkulardan yararlanarak, tanımadıkları ve rastgele belirledikleri kişilere ait telefon numaralarını arayıp kendilerini emniyet mensubu, başkomiser veya savcı olarak tanıtarak, katılanlar ve mağdura, adlarının veya hesaplarının terör örgütü tarafından kötüye kullanıldığı, bu sebeple haklarında işlem yapılmasının önüne geçilmesi veya hesaplarına müdahale eden terör mensuplarının yakalanması gibi gerekçelerle dolandırıp katılanlardan yüklü miktarda para transferi yapmalarını sağladıkları; yapılan araştırma ve incelemelerde, katılanlar ve mağdurla telefonla görüşerek ikna eden ve dolandıran kişilerin kullandığı telefonların bu süreçte baz istasyonu sinyallerinin Şanlıurfa ili Akçakale ilçesindeki baz istasyonlarını gösterdiği, ancak katılanlar ve mağdurun para göndermesi sağlanacak olan hesapların bu kişiler ile birlikte hareket eden sanıklar olduğu, maddi açıdan muhtaç görünümlü olan sanıkların temin edildiği ve dolandırıcılık yoluyla transfer edilen paraların bu kişiler tarafından hesaplarından çekilerek belli bir miktar pay aldıktan sonra aracılık yapan şahıslara devredildiği, katılanlar ve mağdurun baz sinyali olay tarihi itibariyle Akçakale ilçesinden alınan telefonlar ile aranarak dolandırıldıkları, katılan ...'nin sanık ... adına 9.600,00 TL para yatırdığı, bu paranın sanıklar tarafından birlikte Ceyhan Akbank Şubesinden çekildiği, yine katılan ...'in sanık ... adına 15.000,00 TL para yatırdığı, bu paranın da yine sanıklar tarafından hep birlikte Ceyhan TEB Şubesinden çekildiği, katılan ...'ın, sanık ... adına 18.500,00 TL para yatırdığı, Ceyhan İş Bankası tarafından hesaba yatırılan paranın şüpheli bulunması üzerine kolluk görevlilerine haber verildiği ve sanıklar ... ve ...'ın yakalandıkları, mağdur ...'ün, sanık ... adına 5.000,00 TL para yatırması istendiği, ancak mağdurun olayı kolluk birimlerine bildirmesi üzerine temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'ın yakalandığı, sanıklarla irtibat kuran kişilerin temyiz dışı sanıklar ... ve ... oldukları, yakalanan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın vermiş oldukları savunmalar doğrultusunda tespit edilen MOBESE kayıtlarından temyiz dışı sanık ...'ın teşhis edildiği, sanıkların aşamalarda vermiş olduğu savunmalarında eylemleri tevil yollu ikrar ettikleri, aralarında herhangi bir ticari ilişki yada benzeri bir akrabalık şeklinde ilişki bulunmayan sanıkların birbirlerine banka hesap numaraları vermesinin yada o kişi adına para gelmesinin sağlamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanıkların belli bir pay karşılığında hesaplarının kullanılmasına izin verdikleri, katılanlar tarafından yatırılan paraların bizzat sanıklar tarafından çekildiği, bu suretle sanıkların üzerilerine atılı dolandırıcılık eylemlerinin sabit olduğu, katılan ... ve mağdur ...'ün şüphelenmeleri üzerine parayı yatırmamaları ve sanıkların yakalanmaları nedeniyle bu kişilere yönelik eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, suç tarihi itibariyle sanıkların eylemlerinin basit dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı, 6763 sayılı yasal değişiklik ile basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, dosya içerisinde yer alan uzlaşma raporları ile sabit olduğu üzere taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği kabul edilerek, sanıkların, Hukuki Süreç başlığında yazıldığı şekilde cezalandırılmalarına dair temyiz incelemesine konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Sanıkların tevil yollu savunmaları, katılanlar ve mağdurun oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, olay ve teşhis tutanakları, CD izleme tutanakları, banka yazıları, dekontlar, HTS kayıtları, sanıklara ait adli sicil kayıtları ve diğer delillerin dosya arasında olduğu tespit edilmiştir.

Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

1.Dosya kapsamında toplanan delillere göre, suç tarihi de göz önüne alınarak eylemin dolandırıcılık suçunun temel şeklini oluşturduğu ve sanıkların mahkûmiyetine ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı ve sanıkların lehine olan hükümlerin değerlendirildiği anlaşılmakla, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...' müdafiinin bu yönlere değinen temyiz sebepleri yerinden görülmemiştir.

2. Paranın sanığın hesabına geldiğinde menfaatin temin edilmiş olduğu ve suçun tamamlanmış olduğu gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile noksan ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıdaki hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
a)Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik eylemi nedeniyle bozma öncesi verilen kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı olarak sanık hakkında bozma öncesindeki cezadan fazla cezaya hükmedilerek kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,

b)Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar ... ve ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ... ve Mağdur ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz yoluna tabi olup temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, mercisince karar verilmek üzere dava dosyasının bu yönden, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Katılanlar Bahadır, ... ve ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'e Yönelik Eylemleri ile Sanık ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının mağdur ...'e yönelik eylemlerin değerlendirildiği (B) bendinin 2. fıkrasına “Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanık ...'in kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ile hüküm fıkrasının sanıklar ... ve ...'ın katılanlar ... ve ...'e yönelik eylemlerinin değerlendirildiği (C) ve (D) betlerinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin paragrafların sanıklar ... ve ... yönünden çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.