HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
I. Dosya içerisindeki mevcut 23.02.2015 tarihli görgü tespit tutanağına göre ;suça sürüklenen çocukların, şikâyetçinin evinin önünde park halinde bulunan aracının kamyonet kasası altında bulunan iki adet aküyü pense ile somon açılmak suretiyle araçtan sökerek çaldıkları, eylemin kilitlemek suretiyle muhafaza altına alının eşya hakkında olmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'nun 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
II.Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. ve 35/2. maddeleri gereği belirlenen ''4 yıl 8 ay 7 gün'' hapis cezasından aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken ''3 yıl 1 ay 14 gün'' yerine hesap hatası sonucu ''2 yıl 13 ay 14 gün'' hapis cezasına ve devamında aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken ''2 yıl 7 ay 6 gün'' yerine ''1 yıl 19 ay 6 gün'' hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
III.Suça sürüklenen çocukların 26.11.2015 ve 14.05.2015 tarihli duruşmalarda ayrı ayrı lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteklerinin 5237 sayılı Kanun'nun 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması taleplerini de içerdiği halde ve daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmaları karşısında, suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklar hakkında Kanun'nun 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasında erteleme sınırının 3 yıl olduğu, suça sürüklenen çocukların suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermekleri dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyecekleri konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek tayin olunan 3 yılı aşmayan hapis cezalarının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken “...Hükmolunan hapis cezasının nevi ve süresi dikkate alınarak amir hüküm karşısında 51. Maddesinin suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yeterli olmayan gerekçe ile cezaların ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
IV. 5237 sayıl Kanun'un 53. maddesinin 4. fıkrası uyarınca suçu işledikleri sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında aynı maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.