Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu aracını 26.06.2018 tarihinde kayınpederi davalı ...'a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin adresinde haciz işlemi gerçekleştirilmediğini, aciz belgesinin de bulunmadığını, dava konusu aracı kredi ile satın aldığını, kredi ödemede güçlük çektiğini, diğer davalıya kalan borcunu ödemesi ve daha sonra kalan ücreti tamamlaması şartıyla usulüne uygun şekilde devrettiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun bir haciz işleminin gerçekleştirilmediğini, davalı ...'un aracın kredisini ödemekte güçlük çektiği için müvekkilinin iyi niyetle aracı satın aldığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı borçlunun icra ödeme emrinin kendisine tebliğden 3 gün sonra 26.06.2018 tarihinde adına kayıtlı ...plakalı otomobilini kayınpederi olan diğer davalı ...'a Konya 13. Noterliğinin 28178 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 65.000,00 TL bedel gösterilmek suretiyle devrettiği, dava konusu aracın 12.04.2019 tarihinde ... tarafından dördüncü bir şahısa devredildiği, yargılama esnasında dava konusu araç davalı ... tarafından devredildiğinden, davanın tazminat davasına dönüştüğü, aracın davalılar arasındaki devir tarihindeki rayiç değerinin 72.000,00 TL olduğu, devir işleminin borcun doğum tarihinin icra takip tarihi olan 22.06.2018 tarihinden sonra yapıldığı, dolayısıyla iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapıldığının açık olduğu, yapılan bu işlemin borçlu davalı tarafından alacaklılarına zarar vermek kastıyla yapıldığı, davalıların damad - kayınpeder şeklinde yakınlıkları olduğu, davlı ... tarafından dördüncü şahısa yapılan 12.04.2019 devir tarihinde aracın rayiç değerinin 93.000,00 TL olduğu, gerekçesi ile 93.000,00 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacı alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, dosyanın dava ön şartı olan aciz belgesi alınmadan açılması nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacının sunduğu dava dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutulduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, bu nedenle davacının dosyayı ıslah etme imkanının bulunmadığını, Yerel Mahkemece eksik incelemeyle yargılamaya devam edildiğini, esasa ilişkin olarak ise; Yerel Mahkemece verilen kararın kabul edilmediğini ancak Volkswagen Doğuş Fİnansman A.Şye direkt olarak banka yoluyla ödemesini yapan ve aracını satan alan müvekkili hakkında verilen 93.000,00 TL'lik tazminat miktarından yapılan ödemenin düşülmesi gerektiğini, aracı iyi niyetle gerçek değerinden satın alan müvekkilinin aynı zamanda haksız olarak açılan dava nedeniyle tazminat ödemeye mahkum edildiğini, muvazaanın varlığını iddia eden tarafın bu iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu ancak davacı tarafından dosyaya herhangi bir delilin konulmadığını, bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının alacağının gerçek olması gerektiğini, davacının tek delili olarak tanık beyanlarının tamamen çelişkili ve gerçekten uzak beyanlar olduğunu, dosyada davacı tarafından sunulan başkaca delil de bulunmadığını, davalıların kendilerini ayrı ayrı vekillerle temsil etmesi nedeniyle davanın kısmen reddi nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 inci maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenleri yineleyerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyizo lunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.