SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2016 tarihli ve 2009/152 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve hak yoksunluklarına,
katılan şirkete yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis, 240,00 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına,
katılan ...'e yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43,62,53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 80,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve ertelenmesine hükmedilmiştir.

1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında eylemleri sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ayrıca aynı Kanun'un 257 nci maddesi kapsamında mahkûmiyet hükümleri verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Katılan ... Telekomünikasyon vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerekirken alt hadden ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

3.Katılan ...'in temyiz isteği;sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerekirken alt hadden ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

4.Sanığın temyiz isteği; iddia olunan suçların zamanaşımı süresinin dolduğuna ayrıca yokluğunda hüküm verilmesi ve adli tıp raporunun kendisine tebliğ edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunda ilişkindir.

1.Sanığın katılan kurum vekili sıfatı ile kurum alacaklarının tahsili amacıyla 2004,2005,2006 ve 2007 yıllarında Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğünde 29.03.2004 ile10.09.2007 tarihleri arasında başlatılan icra takiplerinde yatırılan harç miktarlarını gösterir sayman mutemedi alındılarında tahrifat yaparak rakamların önüne (1) eklediği veya ilk rakam olan (1)'i (2) olarak değiştirdiği, icra dosyalarına ibraz ettiği vekaletname örneklerinde vekaletnameye yapıştırılması zorunlu olan baro pullarının kullanıldığını beyan ederek katılan kurum olan müvekkili şirketten bedellerini aldığı vekaletnamelerin büyük bölümünde baro pullarının bulunmadığı, müzekkere yazılacağını ileri sürerek, müzekkere masrafı adı altında para aldığı, takibin kesinleşmediği dosyalarda haciz masrafı aldığı, Sarıyer İcra Müdürlüğünce talimat yolu ile haciz yapıldığına ilişkin ve tamamında borçluya ulaşılmadığı açıklamasını içeren aynı mahiyette düzenlediği gerçeğe aykırı haciz tutanaklarını ibraz ederek aynı dosyalar için birçok kere masraf adı altında para aldığı,
ödeme emirlerinin tebliği için katılan kurumdan para aldığı halde, özellikle 2006 yılı sonları ile 2007 yılına ait icra dosyalarında borçlu veya borçlulara ödeme emri tebliğ edilmesini sağlamadığı, avansların kapatılması işlemi için katılan kuruma ibraz ettiği müzekkere ve haciz masraf listelerine icra müdürlüğünden onaylı görünümü vermek için Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğü başlık kaşesi ve mührünü kullanmak suretiyle, aldığı masraf avanslarını usulüne uygun kullanmadığı, yaptığı masrafların meblağını fazla göstermek amacıyla düzenlediği gerçeğe aykırı belgeleri ve tahrif ettiği resmi evrakı gerçeğe aykırı kaşe ve mühürlerle hazırladığı belgeleri ibraz ederek hataya düşürdüğü katılana karşı toplam 491.194,67 Türk Lirasını haksız olarak edindiği değerlendirilmekle hakkında resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2.Katılan ...'in 07.08.2004 ile 27.11.2004 tarihleri arasında banka havalesi yoluyla gönderdiği 1.800,00 Türk Lirası ile alacağın tamamını tahsil ettiği hâlde, tahsilatı icra dosyasına bildirmediği gibi, katılan şirkete de vermeyerek alacaklı şirketin takibi sürdürmesi nedeniyle katılan ...'in mağduriyetine sebebiyet verdiği gerekçesiyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında açılan kamu davasının katılan kurum hakkında açılan dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

3.Sanık aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmemiştir.

4.Mahkeme tarafından tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; avukat olan sanığın vekalet ilişkisi çerçevesinde icra takiplerinde kullanılmak üzere katılan şirket tarafından zilyetliği kendisine devredilmiş paralar üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması ve katılan ...'in borcuna mahsuben sanığın hesabına yatırdığı 1.800,00 TL'yi katılan şirket hesaplarına intikal ettirmemesi eylemleri ile ayrı ayrı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan; katılan şirketin vekili sıfatıyla başlattığı icra takiplerinde Harçlar Kanunu gereği yatırdığı harç miktarlarını fazla göstermek için sayman mutemedi alındılarında tahrifat yapması, katılan şirketten aldığı avansların kapatılması için şirkete sunduğu belgelere onaylı görünümünü vermek için icra dairesinin başlık kaşesini ve mührünü kullanması eylemleri ile resmi belgede sahtecilik suçunun zincirleme olarak işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılanlar Türk Telekom A.Ş ve ...'e karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 08.04.2016 tarihli ve 2009/152 Esas 2016/94 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 08.04.2016 tarihli ve 2009/152 Esas 2016/94 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.