Mahkûmiyet
Şikâyetçi Orman İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; katılan sıfatı kazanmayan Orman İdaresinin hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
A.Şikâyetçi Orman İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (659 sayılı KHK) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı KHK'nın 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere göre muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adlî ve idarî davalar ile icra takiplerini yürütmek üzere merkez ve taşra birim amirlerine, aynı KHK'nın 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde tanımlanan üst yönetici tarafından temsil yetkisi verilebileceğinin hüküm altına alınmasına göre, dava takip yetkisinin üst yönetici tarafından müdürlük teşkilatı bulunan yerlerde orman
işletme müdürüne, şeflik teşkilatı bulunan yerlerde ise orman işletme şefine devredilebileceği, taşra birim amirlerinin bu yetkilerinin devredilmesinin ise anılan KHK tarafından öngörülmediği gözetildiğinde, yetkisi bulunmayan işletme müdür yardımcısı ve orman mühendisi hakkında verilen katılma kararının şikâyetçi Orman İdaresine katılan sıfatını kazandırmayacağı anlaşılmakla, katılan sıfatı kazanmayan Orman İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
İddianamede yer alan müsadere talebi hususuna mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 27.01.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
A.Şikâyetçi Orman İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Orman İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.