Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel sadırıya teşebbüs ve eziyet suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2013/141 Esas, 2014/397 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında katılanı darp ederek ellerini ve ağzını bantla bağladıktan sonra pet şişeyi cinsel organına sokmaya çalıştığından beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel sadırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/5,35,62,53 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, eziyet suçundan aynı Kanun'un 96/1,62,53 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

A. Eziyet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 96/1 maddelesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.12.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3.Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Nitelikli Cinsel Sadırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli, katılanın sanığın falçata ile çizikler attığına ve eli ile ağzının bantlandığına ilişkin beyanın doktor raporu ile doğrulanmaması, vajinal muayenede hematom lezyon gibi bulgulara rastlanılmaması, sanığın cinsel eylem hususunda inkara yönelik savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Eziyet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Nitelikli Cinsel Sadırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.