Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, babası olan tanık ...'a kardeşi Salih' in eşinin kötü davrandığını duyması üzerine yalnız yaşayan babasını kendi evine getirmek için evine gitmesi, babası ile konuşmak istediği için o esnada evde temizlik yapan müştekilerden evden çıkmalarını istemesi, müştekilerin yavaş hareket etmeleri nedeniyle mutfaktan eline bıçak alıp müştekilere göstermesi, babasının evine gelmek istememesi üzerine kendi karnına bıçağı dayayıp "gelmezsen kendimi öldürürüm" demesi ve babası olan tanık Bekir'in de aşamalarda, sanığın bu yöndeki savunmaları doğrultusunda beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın amacının yalnız yaşayan babasının bakımını sağlamak için kendi evine götürmek olduğu hususu da göz önünde bulundurularak, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durulup sonucuna göre, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.