BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: ... Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 2001 yılında çalışmaya başladığını ve iş akdinin işverence sona erdirildiği 08/05/2015 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdi İş Kanunu 17. Maddesi uyarınca feshedildiğini ve iş akdinin feshi sırasında davacıya tazminatlarının en kısa sürede ödeneceği bildirildiği ancak bu güne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/465 E. sayılı dosyası ile açtığı işe iade davasının kabulüne dair kararın onanmak suretiyle kesinleştiğini ancak davacının işe iade talebinin kabul edilmediğinin ihtarname ile bildirildiğini, alacaklarının da banka hesabına yatırıldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, davalıya ait iş yerinde çalıştığı, iş aktinin davalı tarafından feshi üzerine açtığı dava sonucu ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2015/465 E. 2015/1034 K. sayılı kararı ile işe iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının yasal süre içerisinde işe başlatılması talebinin işverence kabul edilmediği, Mahkemece, davalı işverence emsal işçi ücreti bildirilmediği için iş akdinin feshedildiği 29.04.2016 tarihindeki en son aldığı ücrete, asgari ücrete yapılan artışlardaki oranlama yapılmak suretiyle bulunan ücret üzerinden hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildiği, Mahkemece hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediği anlaşıldığından ve aksi de kanıtlanamadığından anılan tazminatların hüküm altına alınmasının yerinde olduğu ancak HMK 353. maddesi hükmü uyarınca kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede, mahkemece nisbi harca hükmedilmediği gerekçesiyle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca “... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 04/10/2017 tarih ve 2016/499 E. 2017/576 K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne, 51.494,00 TL brüt kıdem tazminatının ve 7.370,00 TL brüt ihbar tazminatının faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama harçlarına, yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Temyiz başvurusu:
Kararı yasal süresi içerisinde davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Somut uyuşmazlıkta hesaba esas aylık çıplak ücret miktarı bakımından;
Eldeki Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne esas çıplak ücret, davacının Mayıs/2015 ayı ücretinin Mayıs/2015 tarihinde geçerli asgari ücrete olan oranının, işe iade edilmediği tarihteki asgari ücrete uygulanması suretiyle bulunmuştur.
İşveren tarafından ücrete zam yapılması zorunlu değildir. Davacı, iş aktinin feshedildiği tarih ile işe iade kararı sonrasında işe başlatılmadığı tarih arasında diğer işçilere zam yapıldığını iddia ve ispat etmemiştir.
Kaldı ki davacı vekili 15/03/2017 tarihli celsenin duruşma zaptına göre “davacı müvekkilin 2015 mayıs ayı maaşı üzerinden hesaplama yapılsın” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin bu beyanını da aşar şekildeki çıplak ücret kabulü ile sonuca gidilmesi hatalı olup, hükme esas bilirkişi raporunda davacının Mayıs/2015 ayı ücretini esas alan 1. seçeneğe göre dava konusu alacaklar hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
Belirtilen hususların gözetilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin ise İlk Derece Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.