Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın şikâyetçiye yönelik eylemi nedeniyle TCK'nın 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair 07.07.2015 tarihli ve 2015/187 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/13115 Esas, 2020/1995 karar sayılı bozma kararı ile "şikâyetçi ile gece vakti bir mekânda oturmakta olan sanığın, kendi telefonunun şarjının bittiğini söyleyerek şikâyetçiden telefonunu isteyerek alması ve konuşma yapma bahanesi ile telefonu alarak olay yerinden çıkarak uzaklaşması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesine uyan suçu oluşturduğu ve suç saatine göre sanık hakkında aynı Kanun'un 143.maddesinin uygulanması gerektiğinden" bozulduğunun anlaşılması karşısında, her ne kadar 24.11.2020 tarihli duruşmada sanık müdafii hazır edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143.maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3.maddesi uyarınca sanık ile müdafii aynı duruşmada bir araya getirilerek sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulmak suretiyle, aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.