Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesinde "Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından, kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar" hükmü yer almaktadır.
Davacılara kamulaştırma işlemi usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş, dava konusu taşınmaza da davalı idarece fiilen el konulmuştur.
Bu durumda, taşınmaz maliki bedel arttırım davası açabileceği gibi kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası da açabilir. Dosya kapsamına göre davanın kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası olarak nitelendirilmesi doğrudur.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilip davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.