Dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde 3.925,00 TL vekalet ücreti alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamı %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Aydoğan Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde, davalılardan ...'in vekili olarak, işçi alacağından dolayı diğer davalı şirkete karşı İş Mahkemesinde dava açtığını, ancak daha sonra aralarında anlaşarak müvekkili olan ...'in davadan feragat ettiği ve kendisine hiçbir ücret ödemesi yapılmadığını belirterek 3.925,00.-TL'nin faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı şirket vekili temyiz etmektedir.
Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesine göre sulh ile sonuçlanan (ya da sulhun bir şartı olarak taraflarca öngörülen feragatle sonuçlanan) davalarda; tarafların vekilleriyle yaptıkları vekalet ücreti sözleşmesinden karşı tarafı müteselsil sorumlu tutabilmek için, yapılan vekalet ücreti sözleşmesinin mahkeme önündeki yargılamayı sona erdiren taraf işleminden önce yapıldığının HUMK'un 299. maddesinde öngörüldüğü koşullarda ispat edilmesi gerekir.
HUMK'un 299. maddesi uyarınca imzası kabul edilen veya mahkemece onun olduğuna karar verilen resmi olamayan senet tarihi, imza eden ile mirasçıları hakkında geçerli olup üçüncü kimseler haklarında sonuç doğurmaz. Bir senet kendisine sunulduğu noter veya yetkili memur tarafından usulüne göre onaylanmış ise sunma tarihi ya da imzalayanlardan birinin ölüm tarihi veya imzalanmasına maddi olanağı ortadan kaldıran bir olayın gerçekleştiği tarih ya da o senedin bir resmi işleme esas alındığı tarih üçüncü şahıslar hakkında da geçerli sayılır.
Somut olayda davacı ve davalı ... arasındaki vekalet ücreti sözleşmesi, yukarıda anılan koşulları taşımamaktadır.
O halde mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre dava konusu edilen müddeabih üzerinden hesap edilecek vekalet ücreti yerine davacı tarafın müvekkili ile yaptığı sözleşmeden davalıyı da müteselsil sorumlu tutarak vekalet ücretine hükmetmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.