Sanığın dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılana ait aracın satışını yapmak için satış vekaletnamesi alıp
karşılığında 25.500 TL peşin ödeme yapmak üzere katılanla anlaştığı halde noterde vekaletnameyi aldıktan sonra peşin ödeme yapmak yerine katılana 3000 TL nakit para ve kalan kısmı içinde senet verdiği, senedin karşılığını ödemeden ortadan kaybolduğu, senetle yapılan takipten de bir sonuç alınamadığı ve böylece sanığın haksız menfaat temin ettiği iddia edilen olayda,
Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, senet, icra takibi evrakları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; baştan beri ödeme yapmamak iradesinde olduğu anlaşılan sanığın ikna edici hareketlerle ve peşin ödeme yapacağı intibaı uyandırarak katılandan satış vekaletnamesi aldıktan sonra, peşin ödeme yerine 3000 TL para ve takibe konulmasından sonuç alınamayacağını bildiği 22.500 TL bedelli doğru adres içermeyen senedi verdiği ve aynı gün aracı bir başkasına devrederek ortadan kaybolduğu, savunmasında ise; katılana sadece 3000 TL borcu olduğunu belirttiği anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyeti yerine isabetsiz gerekçelerle hukuki uyuşmazlık olduğundan bahisle beraatine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.