Mahallî mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılanlar vekilinin 03.09.2019 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden feragat ettiğinden ve vekaletnamesinde temyizden vazgeçme yetkisi bulunduğundan incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1-2. maddelerinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 17.02.2015 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.