HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, aleyhe olan hususlar yönünden usul ve kanuna aykırı kararda gösterilen gerekçelerin yerinde olmadığına, re'sen gözetilecek nedenlerle aleyhe olan tüm hükümler yönünden hükmün bozulmasına ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde Karbeyaz Hudut Karakolu sorumluluk sahasında saat 00.05 sıralarında ... Mahallesi mevkisinden yapılan termal kamera ile gözetleme esnasında, ... Mahallesi istikametine doğru Suriye sınır hattından 4 şahsın sırtlarında çuvallar ile hareket halinde olduğunun tespit edilmesi üzerine, şahısların geliş güzergahında emniyet tedbirlerinin alınmasına
müteakip, şahıslara ... Mahallesi'ne girdikleri esnada "Dur" ikazında bulunulduğu, ancak gece karanlığında kimlikleri belirlenemeyen, daha sonra ise temyize konu sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanıklar ... ve ... oldukları anlaşılan 4 şahsın ikazlara uymayarak Jandarma Er ... isimli askere sırtlarındaki çuval ile vurmak sureti ile engebeli olan araziden uçuruma iterek kaçmaya çalıştıkları, sanık ...'nın sırtındaki çuval ile Jandarma Er ...'a vurmak istediği esnada, Jandarma Er ...'un elinde bulunan şarjöre çarptığı ve bu esnada yüzünden yaralandığı, yanlarındaki çuvallar ile birlikte temyize konu sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanıklar ... ve ...'ın yakalandıkları, sırtlarındaki çuvallarda yapılan aramada; 100 karton ... marka, 47 karton ... marka, 49 karton ... marka, 25 karton ... marka olmak üzere toplam 221 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Dosya kapsamında bulunan 21.04.2015 tarihli olay tutanağında açıkça sanık ...'nın da aralarında bulunduğu 4 şahsın sırtlarındaki çuvallarla hareket halinde olduklarının tespit edildiğinin, geliş güzergahlarında emniyet tedbiri alındıktan sonra şahıslara "Dur" ikazında bulunulduğunun, şahısların ikazlara uymayarak Jandarma Er ...'a sırtlarındaki çuval ile vurmak suretiyle engebeli araziden uçuruma iterek kaçmaya çalıştıklarının, sanık ...'nın sırtındaki çuval ile Jandarma Er ...'a vurmak istediği esnada Jandarma Er ...'un elinde bulunan şarjöre çarparak yaralandığının belirtildiği sanık ...'nın 17.12.2015 tarihinde esas mahkemesinde alınan savunmasında, kaçakçılık eylemi ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, sanık ...'ın aynı celse alınan beyanında, sanık ...'nın olay yerine sonradan geldiğini ve kendileriyle ilgisinin bulunmadığını belirtmesi karşısında, tutanak mümzilerinin dinlenilerek sanık ...'nın yakalama anındaki durumunun tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.Suça konu kaçak eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalacağı cihetle; olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve onuncu fıkrasının son cümlesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eyleminin yardım eden olarak kabulü ile hakkında eksik ceza tayini,
3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.04.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.08.2015 olduğu,
Sanık hakkında Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2015/317 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 30.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.06.2015 olduğu, anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından
dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
5.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratının yapılmaması,
6.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mahkûm olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
7.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.