İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesigereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2,6,43/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2017/240 Esas, 2017/249 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/6,43/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlemediğini, maddi olgu veya somut delil olmadan sadece katılan mağdure beyanıyla ceza verilemeyeceğini, cinsel istismara uğrayan kız çocuklarının normal hayatlarına devam edip etmediği veya bir şekilde hissedilebilir olup olmadığı hususlarının araştırılmadığını, Adli Tıp Kurumu raporu ve uzman görüşündebelirtilmediği, mahkûmiyet kararının bozulmasını talep etmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Herhangi bir adli sicil kaydı ile dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özelliği bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen hapis cezasıyla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmamasında kanun metninin tekrarıyla yetinilerek soyut ve yetersiz gerekçelerle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinintemyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2018/856 Esas, 2018/700 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesigereği, Tebliğname'yeaykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Çanakkale1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmınınbir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.