İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı ile temyiz
isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 23.09.2019 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin karara yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi şeklindeki kararın sanık tarafından süresinde temyiz edildiği, 23.09.2019 tarihli ek karar ile kararın kesin olduğundan temyizinin kabil olmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddi yönünde karar verildiği, sanığın 01.10.2019 tarihinde ek kararı temyiz ettiği, 7188 sayılı Kanun'un 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte sanık hakkında verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kapsamına alındığı, her ne kadar sanık tarafından adı geçen yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 15 günlük süre içerisinde temyiz başvurusunda bulunulmamışsa da sanık Bölge Adliye Mahkemesince verilen hem asıl kararı hem de ek kararı temyiz ederek temyiz iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz talebinin kabulüyle 23.09.2019 tarihli ek kararın KALDIRILARAK yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli 2018/99 Esas, 2019/85 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi ile 5 inci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci ve dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.06.2019 tarihli 2019/801 Esas, 2019/922 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanırken 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi hususu düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.09.2019 tarihli ve 2019/801 Esas, 2019/922 sayılı ek kararı ile sanığın temyiz talebinin kararın kesin olması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 23.11.2021
tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanığın hükme karşı temyiz sebepleri özetle;

1-Yargıtay içtihatlarına göre kararının bozulması gerektiğine,

2-Kendisi ile aynı durumda olan bir çok kişinin kararının bozulduğuna ve eşitlik ilkesi gereği hakkında verilen kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmekle hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, tanık beyanları, SGK kayıtları ile dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.06.2019 tarihli 2019/801 Esas, 2019/922 sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.