Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
1. Dosya kapsamına göre, olay tarihinde gümrük kaçağı cep telefonu ve bataryaları kargo alıcısı olan ...'a gönderdiği gerekçesiyle sanık ... hakkında iş bu davanın açıldığı, gönderici kargo ile ilgili düzenlenmiş bir kargo teslim fişi, fatura veya irsaliye bulunup bulunmadığı sorulup, bulunması halinde eşyayı teslim eden kişiye atfen atılmış bir imza var ise bunun eşyanın göndericisi konumundaki sanığa ait olup olmadığının belirlenmesi, kargo işlemlerini yapan ve kargo gönderileri ile ilgili kabul belgelerini düzenleyen kargo görevlilerinin ayrı ayrı tespit edilerek dinlenilmesi, söz konusu kargo paketini kimin yolladığı sorulup, varsa olay tarihine ilişkin kamera kayıtları da getirtilip anılan kargoyu teslim edenin ve gönderenin sanık olup olmadığının teşhis ettirilmesi, sanığın ve kargo alıcısı ...'ın kullanımlarında bulunan GSM hatlarının suç tarihi ve öncesindeki HTS kayıtları getirtilip incelendikten sonra sanık ile ...'ın görüşme yapıp yapmadıklarının belirlenmesi, yine bu dosya kapsamında temyiz inceleme dışı olan ... hakkında aynı eylem nedeniyle görülmekte olan dosyanın anılan dosya ile incelemeye konu dava dosyasının aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımında birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu iş bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.02.2012, iddianame düzenlenme tarihinin 12.05.2014 olduğu,
Sanığın Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/395 Esas sayısında derdest dosyasında suç tarihinin 23.12.2011 ve iddianame düzenlenme tarihinin 01.03.2012 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına karar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucu göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 06.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.